ADALET
VE NAZLI ÇİÇEK
Bir varmış bir yokmuş,
uzak bir köyde Adalet adında iyi kalpli bir kadın yaşarmış. Adalet, köyün en
sevilen insanlarından biriymiş çünkü herkese eşit davranır, kimseyi ayırmazmış.
Küçük bir hukuk bürosunda çalışır, haksızlığa uğrayanların yanında olurmuş.
Bir gün, köyün çocukları
arasında bir sorun çıkmış. Nazlı adında sevimli bir kız, tarladan bulduğu
renkli bir çiçeği arkadaşlarıyla paylaşmak istemiş. Ama diğer çocuklardan biri,
Mert, “Bu çiçek benim olmalı! En çok ben koştum, ben buldum!” diyerek çiçeği
almış.
Nazlı çok üzülmüş ve
gözyaşları içinde Adalet’e gitmiş. Adalet, Nazlı’nın başını okşamış ve demiş
ki:
“Bazen en hızlı olan
kazanmaz, önemli olan paylaşmayı bilmektir. Gel, birlikte bu sorunu çözelim.”
Adalet, tüm çocukları
toplayıp bir halka yapmış.
“Şimdi herkes sırayla ne olduğunu anlatsın,” demiş.
Herkes konuşmuş, düşüncelerini paylaşmış.
Sonunda Adalet
gülümseyerek şöyle demiş:
“Çiçek, doğanın bir armağanıdır. En güzel yol,
paylaşmaktır. Neden çiçeği sırayla sulayıp bakımını yapmıyorsunuz? Böylece
hepinizin olur.”
Çocuklar bu fikri çok
sevmiş. O günden sonra, o renkli çiçek köyün en sevilen yeri olmuş. Her çocuk
sırayla çiçeğe bakmış, sulamış ve onunla oyunlar oynamış.
Adalet yine köyde bir
mutluluk sebebi olmuş. Çocuklar da o günden sonra, paylaşmanın ve adil olmanın
ne kadar güzel bir şey olduğunu öğrenmişler.
No comments:
Post a Comment